GİZLİ DÜŞÜNCE & KUSURSUZ YAŞANAN -1-

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

GİZLİ DÜŞÜNCE & KUSURSUZ YAŞANAN -1-
Sevgili Hikaye Severler : Okuyacağınız hikaye , öncesinde yazılmış bir hikayenin ( ERKAN KOCAMA DA BANA DA İĞNE YAPTI ( BIR CUCKOLD HIKAYESIDIR) devamı niteliğinde olduğundan dolayı bu hikayeyi okumaya başlamadan önce ( https://xhamster.com/stories/erkan-kocama-da-bana-da-ne-yapti-bir-cuckold-h-9970008 ) adresinde bulunan hikayeyi okumuş olmanız toplamda anlam bütünlüğü açısından önemlidir.

GİZLİ DÜŞÜNCE & KUSURSUZ YAŞANAN -1-

Yakın zamanda hiç bu kadar güzel bir Perşembe sabahına uyanmamıştı Erkan. Uykusuz ve yorucu bir gece geçirmesine rağmen sabahın ilk ışıkları ile uyanmıştı. Kendini inanılmaz enerjik hissediyordu. Normalde çok defa uykusuz geceler yaşamış ve sabahında üzerinden kamyon geçmiş gibi uyanmıştı. Bu Perşembe sabahı ona hareketli şarkılar söyletiyordu. Sırt üstü yattığı yatağında gözlerini tavana kilitlemiş ve göz bebekleri tavanda bir şeyler arıyordu adeta. Dün gece yaşadıkları rüya olabilir miydi ? Gözbebekleri tavanda gezinip hafızası geriye doğru sarmaya başladığında istemsizce sağ eli kendinden önce uyanmış sikine gitmişti. Hafızası dün gece yaşadıklarının bir rüya olmadığını söylüyordu ama Erkan , emin olmak istercesine sikini okşuyor ve sanki dün gece yaşanan her şeyi bir bir kendine anlatıyormuş gibi teyit ettiriyordu onu okşamaya devam ederek. En çokta göğüsleri kalmıştı aklında dün geceden. İnsanın aklını başından alan o göğüsler. Hafif büyük ama yerinde duramayan memeleri dün gece göğsünün arasına alarak ezmişti. Sertleşen uçlarını emmiş ve ciğerlerine kadar çektiği kokusununun bir bir kısmını orada hapsetmiş dışarı üflememişti. Geriye gittikçe gecesini süsleyen kalçalar , transparan gecelik , minik kırmızı dantelli külotu ile onun ateşli vücuduna belki bir daha sahip olamama korkusu sarmıştı içini aniden. Yastığın altındaki telefonunu alıp saate baktıktan sonra okuluna geç kalmaması için harekete geçmesi gerektiğini anlamıştı. Sertliğini kaybetmiş sikine ve dün geceden hatırladığı hayallerine aynı anda veda ederek yatağından kalkıp banyoya kadar gidebilmişti. Rahatlatıcı bir duştan sonra hızlandırılmış kahvaltı yapıp okula gitmek için evden çıkmaya çalışırken dakikalardır karar veremediği sorunun cevabına odaklanmıştı. Aldığı nefesi tutarak sağ ayakkabısını da giyindikten sonra kapıyı kilitlemeyi ihmal etmemişti. Asansöre doğru yönelirken ani bir karar ile merdivenlerden yukarı doğru çıkarken bulmuştu kendini. Dakikalardır cevabını bulamadığı sorunun cevabını bulmuştu ve aynı kararlılıkla merdivenleri üçer beşer çıkıp zile basmadan önce derin bir nefes alıp nasıl göründüğüne bakmıştı. Dün gece birlikte zevkin doruklarına çıktığı kadını görme arzusu ile zile basmış kapının açılmasını bekliyorken kalp atışları hızlanmıştı. Kapı açıldığında buluşmayı bekleyen iki çift göz birbirine bakıp gülümsemişti. ‘ Günaydın ‘ dedi heyecanlı bir ses tonuyla Erkan. Nilay harika görünüyordu karşısında. Siyah taytı içinde sütun gibi bacakları üzerinde beyaz badisi ile saçlarının yaşlığından onunda biraz önce kalkıp duş aldığı anlaşılıyordu. Abartısız makyajı güzelliğini katlamış memeler her zamanki gibi görsel bir zenginlik katıyordu vücuduna. ‘ Günaydın ‘ dedi en az Erkan kadar heyecanlı bir ses tonuyla. ‘ İçeri girsene ‘ dedi eliyle salonu gösterir gibi sağa doğru açarak. ‘ Yok teşekkür ederim o kadar zamanım yok. Demir abiyi merak ettim son durumunu sormak istedim okula gitmeden’ dedi ellerini koyacak bir yer bulamamış rastgele hareket ettirirken. ( Yatak odasından antreye açılan koridorun sonunda ağır aksak adımlarla beliren Demir’ in ağzından hikaye devam eder ; )
‘ Erkan lütfen içeri gir ‘ dedim kapıya doğru yaklaşırken. Karım , kapıyı yarım açarak kapıyı badisinin üzerinden memeleri arasına sabitlemiş vücudunun yarısı kapının solunda diğer yarısı sağında kalacak şekilde Erkan ile göz göze bakışıyorlardı. Erkan’ın yerinde olup karşıdan memelerinin nasıl göründüğünü görmek için neler vermezdim ama kapıya doğru yaklaşırken kalçalarının tüm detaylarını ortaya çıkarmış taytını fark ettim. Erkan, karımın muhteşem memelerinden sadece birini görebiliyordu ama ben aklımı başımdan alan kalçalarının tamamını görebiliyordum. Erkana göre daha şanslı başlamıştım güne . Ayakta zor durabildiğim halde sikim hareketlenmişti bu görüntüye. Acaba Erkan’ın da siki kalkmış mıydı? Bu sorunun cevabını bilemiyordum. Belimin ağrısından dolayı ayakta dururken bir yerlerden tutunmam gerekiyordu. Kapıya kadar ilerlemiştim ve sol kolumu karşından bakıldığında görünmeyen karımın sol omuzuna atarak oradan aldığım destekle şimdi daha iyi hissediyordum kendimi. ‘ Abi sabah sabah rahatsız etmeyim. Hem okula gitmem gerek dersim var. Ben sadece senin nasıl olduğunu öğrenmek istemiştim. Bunun için sabah sabah rahatsız ettim sizi ‘ dedi iki elini yukarı kaldırıp iki işaret parmağı ile tırnak işareti yaparak. Karımın kalçaları beni o kadar tahrik etmişti ki dayanamadım ve sol elimi kalçasına götürüp okşamaya başladım. Karım ‘ delirdin mi ? ne yapıyorsun ? ‘ der gibi bir bakış atmıştı bana. Ben kalçasının arasına parmağı sokmaya çalışırken karımda karşıdan görünmesin diye yavaş yavaş kapının arkasına doğru ilerleyerek saklanmaya başlamıştı. Tam olarak Erkan’ın açısından göremesem de artık kapının arasında kalan sağ memesini görebiliyordum. Karımla gittiğimiz market alışverişlerinin bazıların da karım çantasını kafasından omuzuna geçirip çantanın askısını memelerinin arasına denk gelecek şekilde takardı. Böyle yaptığında inanılmaz tahrik olurdum. Etrafımızdaki insanlar yanımızdan geçerken direk karımın yerinden fırlayacakmış gibi davetkar memelerine odaklanıp gözlerini ondan ayıramazlardı. Hatta çok defa ben çeşitli bahaneler bularak karımın yanından ayrılıp onu karşıdan görecek şekilde yeniden yanına giderek karşıdan gelen yabancı erkeklerin neler gördüklerine şahit olmak ister , bunu yapar ve raydan çıkardım. İtiraf ediyorum en hızlı sikimi kaldıran yaramazlıklarımdan birisi bu markette geçen olaydır. Madem itiraf ettik hakkını verelim o zaman. Hatta karımın bu hareketi büyük bohça şeklinde olan ve askısı diğerlerine göre daha kalın olan çantalar ile yaptığını , küçük ve askısı ince olan çantalar ile yapmadığını keşfetmiştim. Karım ne zaman ‘ aşkım market alış verişi yapmamız lazım ‘ dese hemen o alışverişe büyük ve askısı kalın olan çanta ile gidebilmenin planlarını yapmaya başlardım ve şansım yaver giderse o market alış verişinden inanılmaz tahrik olmuş olarak eve gelirdim. Karımın kapının arkasında kaldığından dolayı görünmeyen sol kalçasını okşarken aynı zamanda kapının arasında kalmış ve adeta yerinden fırlamış sağ göğsünü gördüğümde yukarda anlattığım market alış verişlerindeki sahneler aklıma gelmişti ve tüm bunlar benim sikimi kaldırmıştı. ‘ Ne rahatsızlığı ‘ dedim avucumun içine doldurduğum sol kalçasını iyice sıkarak . ‘ Hem sana bir teşekkür borçluyum. Bizde kahvaltı yağacaktık. Gel birlikte kahvaltı yapalım sonra okuluna gidersin ‘ dedim sağ elimi mutfağa doğru açıp onu mutfağa davet ederek. Bu davete karımın nasıl bir tepki vereceğini bilemiyordum öğrenmek için az önce yaptığım gibi avucumun içine doldurduğum kalçasını sert bir şekilde yeniden sıktım. ‘ Kahvaltı hazır zaten ‘ dedi zaman kaybetmezsin anlamında. Cebinden çıkarttığı telefondan saatini kontrol eden Erkan ‘ Sanırım bir 20 dakikam var. O zaman dediğiniz gibi yapalım. En azından bir bardak çay içebilirim ‘ dedi ayakkabılarını çıkartmaya çalışırken. Hep birlikte mutfaktaki masaya oturduk. ‘ Abi neden ameliyat olmuyorsun. Tıp çok ilerledi. Özellikle mikro ameliyat alanında çok ciddi ilerlemeler oldu. Belinden neredeyse kuş gözü kadar açılacak bir delikten girip işi bitiriyorlar. Bir gece hastanede kalıyorsun ve sonrasında günlük hayatına dönüyorsun. Doğruyu söylemek istersen kahvaltı teklifinizi bunları konuşabilmek için kabul ettim. Bu alanda isim yapmış bir hoca var bizim okulda. İstersen senin için onunla konuşabilirim ve randevu alabilirim ‘ dedi masaya oturur oturmaz. Erkan, benim ile konuşurken mutfakta bir elmacık kuşu gibi oradan oraya hareket edip bize çay , şeker kızartışmış ekmek getiren karımın götüne kayıyordu gözleri arada. Erkan’ın gözlerini takip etmeye çalışmaktan neredeyse konuştuklarına odaklanamıyordum. En son ‘ incir reçeli de ister misiniz ? ‘ diye açtığı buz dolanının önünde bize doğru domaldığında her ikimizde karımın siyah taytının içinde göt deliğine odaklanmıştık. Giyindiği iç çamaşırı götünün arasına toplanmış ve harika görünüyordu. Sikim patlayacak gibiydi adeta. ‘ MR ın var mı abi ? ’ dedi konuyu değiştirmek istercesine. ‘ MR ın varsa sen bana ver ben bu gün bizim hocayı bulup durumun hakkında bir görüşme yapayım. bahis firmaları Hocanın yorumuna göre ameliyat derse bence bir an önce seni ameliyat ettirelim kurtul şu dertten ‘ dedi. Karım incir reçelini bulup masaya koymuş yanıma oturmuştu ama benim aklım hala az önce bize doğru domalan karımın muhteşem götündeydi. Karım çok rahat hareket ediyordu ki ben buna anlam veremiyordum. Diğer taraftan da inanılmaz sertleşiyordum. Karımı iyi tanırım. Karımın notalarını iyi bilir ve o doğru notaları ile çalarsan bitmesini hiç istemeyeceğin bir şarkı olurdu karım. Karımı yanlış notalar ile çalmaya kalkarsan o şarkıyı tek başına ve söyler elin ile devam etmek zorunda kalırdın. Erkandan hoşlanıyor olabilir miydi ? Neden bu kadar rahat hareket ediyordu ? bunlar kafama takılan ama kafama takıldığı gibi de sikimi kaldıran sorulardı ki ben bunların cevaplarını bulmam gerekiyordu. ‘ MR ım var. Hatta çok yeni sayılır. Sanırım iki hatalık öyle değil mi ‘ diye teyit beklercesine karıma döndüğümde karımın Erkanın sikine odaklandığını fark ettim. Kısa bir sessizliğin ardından ‘ evet hayatım en son iki hafta kadar olmuştu ‘ dedi teyit edercesine kafasını sallayarak. ‘ Dur ben alıp geliyim ‘ diye ayağa kalktım elimi belime atarak iki büklüm vaziyette. Belimin ağrımasından ziyade kalkmış sikimi fark ettirmemek istediğimden dolayı iki büklüm kakmış ve hemen onlara arkamı dönerek yürümeye başlamıştım. Yatak odasına gittikten sonra ‘ Aşkım mr ı bulamıyorum bir bakar mısın ? ‘ diye karımı çağırdım. Karım yatak odasına girer girmez ellerimle kavradığım kalçalarından asılıp kendime doğru çekip göğüslerimi göğüslerine aynı anda dudaklarımı da onun dudaklarına yapıştırdım. Alev gibi yanıyordu dudakları. Dudaklarını bıraktığımda dilimin ıslaklığı onun dudaklarında kalmıştı. Taytının içine soktuğum elim ile göt deliğine kadar ulaşmış ve ona masaj yapmaya başlamıştım. Çok fazla ayakta durmayacağımı bildiğim için pijamamı çamaşırımla birlikte diz kapaklarıma kadar indirip yatağa oturdum. ‘ sikimi yalamanı istiyorum ‘ dedim kolundan tutup kendime çekerek. ‘ Aşkım delirdin mi ? Mutfakta misafirimiz var ve biz MR almak için buradayız. Akşam zevkle yalarım o sikini ama şimdi olmaz ‘ dedi. ‘ Tek deliren ben değilim amına koyuyum. Sen beni delirtmek mi istiyorsun ? Üzerindeki kıyafetler çok tahrik edici. Reçel alırken dolaptan o kadar domalmak zorunda mıydın ? Masada Erkan’a karşı bacaklarını aça aça oturm
alar falan. Hayırdır ! Anlaşılan o ki tek deliren ben değilim. Benden başka delirenlerde var burada. Bak arkadaşta delirdi ‘ dedim sikimi göstererek. Karım önümde diz çöktü ve sikimi ağzına alarak tek seferde içine aldı hepsini. ‘ oooh ‘ diye inledim göz bebeklerim yukarı kayarken. ‘ Devam et sultanım. Güzel karım benim .’ dedim. Karım, birkaç kez daha sikimi yaladıktan sonra çamaşırım ile pijamamı yukarı çekerek ayağa kalkmamı işaret ettikten sonra ‘ Şimdilik bu kadar yeter. Misafiri bekletmeyelim ‘ dedi. Karım çekmecelerden bulduğu MR ı haber vermek için MR ı bana doğru sallayarak ‘ işte buradaymış ‘ dedi. ‘ Sen götür bende sikim biraz kendine gelsin hemen gelirim ‘ diyerek karımı gönderdim mutfağa. Karım mutfağa gitmişti bende hemen arkasından koridorun sonuna kadar gidip mutfak kapısına yakın bir yerde ne konuştuklarını duymaya ve dinleme çalışıyordum. Karım, hiç yapmadığı hareketleri yapıyor ve hiç olmadığı kadar rahat davranıyordu. Bu açıkçası hoşuma gidiyor ve sikimi kaldırıyordu ama nedenini bulamıyor ve onu arıyordum. Bu arayış için yaptığım şeyler ve düşüncelerde sikimi kaldırıyordu. Mutfakta adeta fısıltı seviyesinde konuşmalar vardı ki hiç birini duyamıyor deli oluyordum. Çok merak ediyordum ne konuştuklarını. Karım MR ı Erkan’a vermiş olmalıydı. Boğazını temizler bir ses duymuştum Erkan’dan. ‘ Ben artık kalkıp okula gideyim yoksa geç kalacağım ‘ dediğinde benim içinde mutfağa doğru hareket etme vakti gelmişti. Mutfağın kapısından aldığım destekle ayakta duruyordum ‘ Abi ben gidiyorum ‘ dedi Erkan. ‘ Tamam Erkan. Sana zahmet hocanla bir konuş MR a bir baksın ameliyat derse artık yaptıralım. Sürünüyorum resmen. Tüm hayat kalitem bitti. Çok canım yanıyor artık ‘ dedim. ‘ Sen merak etme bu gün konuşurum. Akşama haber veririm size ‘ dedi. ‘ E o zaman akşama yemeğe gel bize. Hem yemek yeriz hem de hocanın söylediklerini konuşuruz ‘ dedi bana bakarak ve benden onay istercesine. ‘ İyi fikir ‘ dedim. ‘ Süper olur bence de. Akşama yemeğe bekliyoruz ‘ dedim kapıya doğru birlikte yürürken. ‘ Abi bir de numaranı alayım ben senin. Hoca bir şeyler sormak isterse o zaman hemen seni arar sorarım ‘ dedi vereceğim numarayı kaydetmek için telefonunu çıkartırken. Heceleye heceleye telefon numaramı yazdırdıktan sonra ‘ istersen sende numaranı ver belki şarj biter ulaşılamaz falan o zaman seni arar ‘ dedim gözlerimi devirerek. Duyduklarına karımdan çok Erkan sevinmiş ve iki eliyle tuttuğu telefonuna karımın numarasını yazmak için karımın numarasını söylemesini bekliyordu. O kadar heyecanlıydı ki yüzünde sanki çok işine yarayacak bir şeyi bulmuş ve mutlu olmuş bir ifade vardı. Aynı mutluluk ile karımın numarasını telefonuna kaydettikten sonra ayakkabılarını giyiniyordu gitmek için. Ben ise telefonuna karımı ne olarak kaydetmiş olacağına takılmış düşünüyordum. Acaba Nilay mı ? yazmıştı ? Komşu Nilay mı ? yada Seksi Nilay mı ? Belki de sürtük Nilay ? bunlardan hangisiydi acaba ? O kadar çok merak ediyordum ki bunu öğrenmek için nelerimi vermezdim ! Erkan kendisi için gelen asansöre binip giderken ne düşünüyordu bilmiyorum ama ben karım ile aralarında ne olduğunu ya da neler olduğunu düşünüyordum. Kokusu illaki çıkacaktı bunun için sabırlı olmalıydım ve takip etmeliydim.

Erkan’ı yolcu ettikten sonra mutfağa giderek yarım kalan kahvaltımızı tamamladık. ‘ Elmacık kuşu gibisin hayatım bu gün. Seni çok enerjik, mutlu ve pozitif gördüm ‘ dedim gözlerimi göz bebeklerine hapsederek. ‘Erkan ‘ dedi. ‘ Dün gece o olmasaydı ne yapardım ? ‘ dedi gözlerini kapatmasaydı göz bebeklerinin yukarı kaydığını görebileceğime bahse girerdim. ‘ Baksana bizim için hocası ile görüşecek. Umarım ameliyata onay verir de bir an önce ameliyat olursun aşkım. Senin bu şekilde acı çekmene dayanamıyorum. Seni çok seviyorum. Dün hızır gibi yetişti ‘ dedi göz kapaklarını kırpıştırarak. Göz kapakları dün gecede ‘ hızır ‘ dan fazlasının olduğunu haykırıyordu. Karımı iyi tanıdığımı söylemiştim. İşte tam notalarına dokunma zamanı gelmişti. ‘ Çok yakışıklı bir erkek. Sporda yapıyor herhalde vücudu da çok orantılı. Doktor olacağı için zek**ir de kesin. Komik tarafı var mı o kadarını bilmiyorum ama tüm bunların üzerine birde güldürmeyi seviyorsa ona hayır diyecek kız göremiyorum etrafta ‘ dedim. Sağ işaret parmağı ve orta parmağını diz kapağımdan sikime doğru yavaş yavaş yürüterek ‘ Evet sanırım öyle. Çokta terbiyeli biri gördüğün gibi.’ Dedi gözlerini benden kaçırarak. Karımın bana anlatamadığı şeylerin olduğuna inanıyordum. Bana anlatamadığı şeyleri işaret parmağı ile orta parmağını dizimde yürüyüş yaptırarak dizime yazıyordu adeta. Ritmik hareketleri ve bana anlatamadığı şeyleri bulma heyecanı sikimi kaldırdı. Oturduğum sandalyeden kalkarak pijamamı ve çamaşırımı aşağıya indirip kemik gibi olmuş sikimi dışarı çıkarttım karımın şaşkın bakışları eşliğinde. Hayatta en çok sevdiği şeylerden birini hiç beklemediği bir anda karşısında gören karım şaşırmıştı. Karım sandalyede oturduğundan dolayı sikim kalkmış halde tam dudak hizasındaydı. Sağ elimi kafasının arkasında saçlarını kavrayarak sabitledim ve ağzına aldığı sikimi daha derinlere göndermek için kendime doğru bastırıyordum. Seksi ve güzeller güzeli karım da benim notalarımı iyi bilirdi. Ağzına aldığı sikime saksafon çalmasından bahsetmiyorum tam olarak ağzına aldığı sikime tek kişilik konser veriyordu sürtük. Sertleşmiş sikimin etrafına bastırıp kavradığı dudakları ile sikimin tüm kıvrımlarına hükmediyordu. Yavaş yavaş köküne kadar aldığı sikimi aynı hızla yukarı kadar getiriyor ve başına attığı dil darbeleri ile konserine devam ediyordu. Eğilip uzanabildiğim kadarıyla mal varlığı içindeki görsel olarak en zengin olan memelerini okşamaya çalışıyordum. Karım birden sandalyeden kalkıp oturduğu sandalyeye beni itekleyerek oturttu ‘ senin belin ağrıyor aşkım sen otur ‘ dedi. Üzerindeki badisini çıkartırken açıkta kalan göbeğine öpücük atmayı ihmal etmedim. Bir çırpıda sütyeni de çıkartıp önümde diz çökmüştü. Daha önceden ıslattığı sikimin ıslaklığını yeterli görmemiş olacaktı ki sikimi tekrar ağzına alarak ıslattıktan sonra iki eli ile yanlardan sıkıştırdığı memelerinin arasına sikimi alıp yukarı aşağı hareket etmeye başladı. O kadar güzel bir ritimde kaçak iddaa yapıyordu ki bunu kendimi göklerde uçar gibi hissediyordum. Dolgun memelerinin arasında eriyip giden sikim sertleşmiş ve göğüslerini yara yara sikiyordu. Aniden durdu karım göğüslerini bırakıp ayağa kalkarak. ‘ İşe geç kalıyorum ‘ dedi telaşlı bir ses tonuyla. Ben belimden dolayı raporluydum ama karım işe gidiyordu. Yaşadıklarımızın etkisiyle unutmuştuk. Taytının arasından elimi amına kadar soktum tamda tahmin ettiğim gibi ıslanmıştı. ‘ Beni bu şekilde bırakıp gitmeyeceksin değil mi ? ‘ dedim amını parmaklarken. ‘ Şu anda bile geç kalmışım hemen toparlanıp çıkmam gerek. Kendini geceye sakla ‘ dedi elimi taytından çıkartıp kaçar adım mutfaktan çıkarken. Oturduğum yerden ayağa kalkıp pijamamla çamaşırımı çıkarttım. Otuz bir çekerek yatak odasında hazırlanmaya çalışan karımın yanına gittim. Karım taytını yatağın üzerine çıkartmış banyoya girmişti. Elini yüzünü yıkadıktan sonra ıslanmış külotunu banyoya çıkartıp çıplak vaziyette yatak odasına geldi. Ben yatağa oturmuş otuz bir çekiyordum yanımdan geçerek çekmeceden çıkarttığı iç çamaşırlar ile yanıma oturdu. Önce sütyenini sonrada külotunu giyindi. Dolabı açıp ne giyeceğine karar verirken ben arkadan götüne bakarak otuz bir çekmeye devam ediyordum. Dizine kadar uzunlukta olan saks mavisi çok seksi bir elbisesi vardı dolaptan onu çıkartıp çenesi seviyesinden tutup ‘ Aşkım bu nasıl ? Bunu giyineyim mi ? ‘ dedi. ‘ Beni delirttiğin gibi iş yerindekileri de mi delirteceksin ? Sana bir gün tecavüz ederlerde hangi gün ederler bilmem ‘ dedim şaka yapmış gibi gülerek. ‘ Tecavüz kaçınılmazsa ne yapıyorduk aşkım ? ‘ dedi sinsi bir gülüşle. ‘ Domalıp zevk alıyorduk ‘ dedim gülmeye devam ederek. Karım bunları duyduktan sonra zaten arkası bana dönüktü bahsettiğim sak mavisi elbiseyi giyinip bana doğru domaldı. ‘ Böyle mi ? demek istedin ‘ dedi. ‘ Aynen böyle hiç pozisyonu bozma dedim ‘ yanına giderek direk ağzına verdim sikimi. ‘ Aşkım zaman yok biliyorsun ‘ diyebildi ağzındaki sikim ile heceleye heceleye . İki elim ile yanaklarından tuttum ve ağzını sikiyordum resmen. Çıldırtmıştı beni. Boşalmak istiyordum artık. Az önce üzerinden çıkartıp yatağın üzerine attığı siyah parlak taytı ilişti güzüme. Sikimi karımın ağzından çıkarttığım gibi yatağın üzerindeki taytın üzerine boşaltmaya başladım. Kasıla kasıla son damlarına kadar spermlerimi boşalttım. ‘ Ne yaptın sen? Boşalacak yer bulamadın da taytıma mı boşaldın ? ‘ dedi. ‘ Artık akşam bunu giyemezsin ‘ dedim gülerek. Yatağa uzanıp yaşadığım orgazmın tadını çıkartıyordum karım üzerine spermlerimi fışkırttığım taytını banyoya götürüp geldikten sonra aynanı karşısında geçip makyajını yapmaya çalışıyordu. ‘ Akşam ne yapacağız ? ‘ dedi yüzüne kremini yedirirken. ‘ Sen işe gittikten sonra ben alış verişe gideceğim. Aklına gelenleri yaz bana. Sen işten gelince yemek yaparsın bende tatlı içecek onları tamamlarım olur biter ‘ dedim. Yatağa eğilip dudağıma bir öpücük kondurarak. ‘ akşama senden sürprizler bekliyorum aşkım ‘ diyerek önce yatak odasından daha sonra evden ayrıldı.

Karım ,mutfaktaki hünerime çok şahit olduğundan ve bana bu konuda güvendiğinden dolayı içi rahat bir şekilde benden sürpriz bekleyeceğini söyleyerek gitmişti. Anlayacağınız ihale bana kalmıştı. Kısa bir süre düşündükten sonra akşama tavuk dünyası yapmaya karar verdim. Kalkıp giyindikten sonra eksikleri tespit edip markete giderek bu eksikleri aldım. Tavuk göğüslerini uygun ölçülerde doğradıktan sonra akşama kadar marine olması için hazırladığım karışımda karıştırarak dolaba yerleştirdim. Gittiğim markette insanın yüzüne gülen ayvaları gördüğümde akşam için almayı planladığım tatlıyı almaktan vazgeçerek ayva tatlısı yapmaya karar verdiğim ayvaları soyup çekirdeklerini çıkarttıktan sonra içerisine koyduğum çubuk tarçın ve yeteri kadar suyun içine eklediğim şekerlerle ocağa koyup yanmasını bekliyordum. Bir saat kadar zaman geçmişti ki evin her tarafını nefis tarçın ve ayvanın kokusu yayılmış karımın gelme saatleri yaklaşmıştı. Sabahtan bu yana çok ayakta durduğumdan salonda oturduğum koltukta kahvemi yudumlarken kapının kapanma sesinden seksi karımın geldiğini anlamıştım. Salonun kapısına gelerek içindeki teşhirci sürtüğün tüm hünerlerini gösterircesine salonun kapısına yaslanıp sağ elini kapının üstüne kaldırıp sol bacağını da sağ bacağının üzerine doğru kilitledikten sonra ‘ tatatataaaam ‘ dedi gözlerini açarak. ‘ Burnuma güzel kokular geliyor aşkım görmek istiyorum ‘ diyerek mutfağa doğru yöneldi. ‘ mmmm harika görünüyor. Ayva tatlısı değil mi ? Bu !’ dedi ben mutfak kapısına doğru yaklaşırken. ‘ Evet aşkım ‘ dedim mutfak kapısından tutunarak. Karım masadan yere düşürdüğüm peçeteyi eğilip alırken verdiği frikik ile külotunu göstermişi bana. ‘ Ben üzerimi değiştireyim ve masayı hazırlayım ‘ diyerek dudağıma bir öpücük kondurduğunda bende avuçladığım kalçalarını sıkmayı ihmal etmedim. Değiştirdiği ve üzerine giyindiği kıyafetleri ile mutfağa geldi. Üzerinde beyaz askılı badisi ve altında da gri şortu vardı. Sütyen takmamıştı ve görebildiğim kadarıyla sabahki giyindiği iç çamaşırını da değiştirip tanga giymişti şortunun altına. Dünyalar güzeli karım tam bir prenses gibi görünüyordu karşımda. Elinde getirdiği telefonuna bakarak yaklaşık bir saatimiz var. Yemek olarak ne yapacağız ? Belli mi ? ‘ dedi. ‘ Evet tavuk dünyası yapacağım her şey hazır. Tavukları marine ettim dolapta. Bir saatimiz var derken neye bir saatimiz var tam olarak ‘dedim . ‘ Erkan bir saat sonra burada olacak. Sen işe ve mutfağa kendini çok kaptırmış olmalısın Erkan kilonu sormak için seni aramış ama sana ulaşamayınca beni aradı bende kilonu söyledim. Akşam kaçta geleceğini sordum ona oradan biliyorum ‘ dedi. Ben markete gittiğimde aramış olmalıydı. Anladığım kadarıyla Erkan ile konuşmuşlar hatta belki de mesajlaşmışlardı. Hatta! hatta belki karım bundan dolayı ıslanmış ve bu yüzden kıyafetlerini çıkarttığında iç çamaşırını da çıkartmıştı. Kendime bu soruları sorarken içimde iki duygu birbiri ile savaşıyordu adeta. Birincisi sikim kalkıyor ve hoşlanıyordum ikincisi de çıldıracak gibi oluyordum müthiş kıskanıyordum. ‘ Sen masayı hazırla. Ben geliyorum ‘ diyerek doğru banyoya gittim. Kirli sepetine bakıp kafamdaki soruların cevabını bulmaya çalışacaktım. Kirli sepetini açtığımda en üstte az önce çıkarttığı külotu vardı. Elime aldığımda sırılsıklam olduğunu fark ettim. Aniden sikim kalkmıştı. Sonra sabah üzerine boşaldığım siyah parlak tayta ilişti gözüm. Sikim daha da sertleşti. Siyah taytını sepetten alıp çıkartırken siyah transparan geceliği de onunla birlikte sepetten çıktı. Hatırladığım kadarıyla dün gece bu gecelik vardı üzerinde. Kirli sepetinde ne işi var acaba neresi kirlendi diye kontrol ederken baştan aşağı ikiye ayrılmış olduğunu ve elimdekinin bir parçası olduğunu diğer parçasının da kirli sepetinde olduğunu fark ettim. Kendiliğinden ya da bir yere takılarak bu şekilde yırtılması imkansızdı. İhtimaller aklıma geldikçe sikim patlayacakmış gibi şişmeye devam ediyordu. En çok Erkanın karımı telefonuna hangi isimde ne olarak kaydettiğini merak ederken şimdi artık en çok bu geceliğin nasıl bu hale geldiğini merak ediyordum amına koyuyum delirmek üzereydim resmen. Şimdilik sakin olmam gerektiğine ve sabırlı olmam gerektiğine karar verdim. Sırayla geceliği , taytı ve külotu sepete koymayı planlamıştım. Geceliği aldığım gibi yerine koydum ama üzerine fışkırdığım taytı elime alınca birden hipnoz olmuş gibi sikimi okşamaya başladım. Daha fazla dayanamazdım. Lavabonun suyunu açıp gürültü yaparak güya suyla bir şeyler yapıyorum izlenimi verip banyonun kapısını kilitledikten sonra elime aldığım taytla bir güzel asıldım. Yine aynı şiddette taytın üzerine boşaldıktan sonra artık kirli sepetine koyabilirdim. Önce taytı onunda üstüne aldığım gibi koymaya özen gösterecek şekilde külotu koyduktan sonra toparlanıp mutfağa gittim. Karım masanın büyük bir kısmını hazırlamış bardakları yerleştiriyordu. Masaya bir şeyler koymak için domaldıkça aklım başımdan gidiyordu. Sürtük karım bunu çok iyi bildiği için her fırsatta masaya domalmıyor adeta masaya domalmak için fırsat yaratıyordu. ‘ Ne kadar kaldı zaman ‘ dedim. Mutfak masasındaki telefonunu eline alarak bir süre bir şeyler yaptıktan sonra ‘ çok az kalmış ‘ dedi. Anladığım kadarıyla mesaj gelmişti ve az önce telefonu ilk eline aldığında önce mesajı okudu ve sonra saate bakıp bana söylemişti. ‘ Telefona mesaj mı gelmiş ? ‘ dedim ona doğru yaklaşarak. ‘ Yooo bildirim gelmiş ona baktım ‘ dedi beklemediği bir soruya cevap vermek zorunda kalmış bir edayla. ‘ Ben yemeği yapmaya başlayım sende üzerini kaçak bahis değiş istersen. Böyle karşılamayı düşünmüyorsun herhalde misafirimizi ‘ dedim . Gözlerini kısarak güldükten sonra ‘ ne giysem ? ‘ dedi bana bakarak ve benden izin ister gibi. ‘ Aşkım sana ne giysen yakışıyor güzel oluyor ama elbise giyinme bence. Böyle pantolon ve badi falan giy istersen ‘ dedim. Karım istemediği yada sevmediği bir şeyle karşılaştığında yaptığı bir hareketi vardı onu yaparak ‘ pantolon badi biraz çok günlük olmaz mı ? aşkım ‘ dedi. Belli ki elbise giymek istiyordu. Bende bunu öğrenmek için böyle bir soru sorarak bir oyun başlatmıştım kendi içimde zaten. Şimdi rahatlıkla oyunumu devam ettirebilirdim. ‘ Bak şöyle yapalım. Ben yemeğin başına geçiyim. Sen de dolabına bir bak üç tane seçenek çıkart sonra bana haber ver birlikte bakıp birine karar verelim. Tamam mı götünü yerim senin ‘ dedim. ‘ Teklifin çok hoşuma gitti. Tamam ‘ dedi slut bir ses tonu ve hareketle. Ona göre bu bir teklif olabilirdi belki ama bana göre merak ettiklerimi öğrenmek için oynadığım tek kişilik bir oyunun parçasıydı bu.

Tavuk dünyası tabağına koyacağım makarnalar için tencereye koyduğum su kaynamak üzereydi karım sadece üzerinde tangası ile yanıma geldi. ‘ Aşkım ben dört tane alternatif ayarladım haydi gel birine karar verelim ‘ dedi. ‘ Dördüncüsü bu mu ? Çıplak mı olacaksın yoksa? ‘ dedim makarnaları karıştırırken. İçindeki sürtüğü dışarı çıkartıp tam bir sürtük edasında kahkahalar atarak içindeki sürtüğü koltuğuna yeniden oturttuktan sonra ‘ Tabiki hayır. Haydi gel benimle ‘ diyerek kolumdan çekiştirmeye başladı. Birlikte yatak odasına gittiğimizde yatağın üzerine dört tane elbiseyi seçip özenle yerleştirdiğini gördüm. Üzerinde baya zaman düşündüğü çok belliydi.’ Anlaşmamız üç idi oyun bozanlık yok ‘ diyerek içerisinde seksi olanlardan birini alıp ‘bunu çıkartıyorum listeden ‘ dedim tepkisini ölçmek için. ‘ Bu zaten çok miniydi onu çıkarttığın iyi oldu ‘ dedi ki eğer ben sürtüğümü tanıyorsam açık mini bir şeyler giymek istiyordu. Tersini söyleyeceğinden adım Demir olduğunu bildiğim kadar emin olarak oyunumu devam ettirdim. ‘ Sen hangisini giymek istiyorsan ona izin vereceğim sorun yok. Hangisi ? dedim. Yatağın üzerinde iki tane kısa , dar ve seksi bir tane de onlara göre daha bol uzun ve onlara göre daha muhafazakar elbise kalmıştı. ‘ Aşkım hiç yardımcı olmuyorsun. Hani ben üç tane ayıracaktım sende birini seçecektin. Seç işte hangisi ? ‘ dedi. Karımı iyi tanıdığımı iddia ediyordum ama emin olma vakti gelmişti. ‘ Tamam aşkım. O zaman şunu giy en iyisi ‘ dedim yatağın üzerindeki diğerlerine göre daha bol , uzun ve muhafazakar olanı göstererek. ‘ mmmm tamam aşkım madem sen bunu istiyorsun sorun yok ‘ diyerek giyinmeye başladı. Ben yemeklerle ilgilenmek üzere mutfağa giderken ‘ Anlamadım bu işte bir ibnelik var. Seçtiğim elbiseyi giymemek için bir bahane bulmasını ve tamam dememesi gerekiyordu. Demek ki sürtüğümü yeterince tanımıyormuşum ‘ dedim kendi kendime. Zamanımız çok az kalmıştı ki iki elim bir pabuca girmişçesine bir taraftan tavukları pişirmeye diğer taraftan makarnayı hazırlamaya çalışırken salatanın tuzunu ve limonuyla birlikte kıvamını ayarlamaya çalışıyordum. Karım seçtiğim elbiseyi giyinmiş halde kapıda göründüğünde bir kere daha ‘ karımı yeterince tanımıyormuşum ‘ dedim. Karım, masadaki eksikleri gözden geçirip tamamlıyor dolaptan soğuk su ve içecekleri falan götürüyordu. Eksik olarak sadece tavuk ve salata kalmıştı. ‘Salata hazır mı ? ‘ diyerek yanıma geldi. ‘ Evet zeytinyağını tuzunu ve limonuna ekledim götürebilirsin. Tavuklar ve makarnalarda hazır olunca onları da masaya koyarız her kes istediği kadar tabağına servis yapar ‘ dedim. Salata tabağını aldığı gibi yürümeye başladı. ‘ Eyvaaaah ‘ sesini duyup karıma doğru baktığımda karım salata tabağını düşürmemek için verdiği savaşı kazanmıştı ama göğüslerinden aşağıya salatanın en az dörtte birini dökmüştü. Koşarak yanına gidip kolundan tutup ‘ iyimisin ? ‘ dedim. Yüzündeki sinsi ifadeyi gördüğümde içimde bir şüphe uyanmıştı ama ‘ halıya takıldım aşkım düşecektim neredeyse ‘ derken ki surat ifadesi bunun bir düzmece oyun olduğunu anlamama yetmişti. Karım o seçtiğim elbiseyi giyinmemek için götürmeye çalıştığı salatayı ayağım halıya takıldı ayakları ile üzerine dökmüştü. Bilin bakalım ne oldu ? Evet göğüslerinden aşağısı kirlendi ve kıyafetini değiştirmesi gerekiyordu. Şanslıydım karımın ayağı takılıp salatayı dökerken tabağı ile birlikte hepsini dökseydi yenisini hazırlamamız gerekecekti ki bu kadar zamanımız yoktu. Böyle anlayışlı bir karım vardı ve çok mutluydum ama asıl mutluluğum tabi ki de sürtüğümü ne kadar iyi tanıdığımı bir kez daha görüp inanmıştım buna. Bu çok daha fazla mutlu ediyordu beni. Sürtük karım , beni üzmemek ve gönlümü yapmak için güya benim seçtiğim elbiseyi giymek istiyordu ama içindeki fahişe vücudunu daha iyi sergileyebileceği elbiseyi giymesini istiyordu. Anlaşılan bu akşam karımın içindeki fahişenin akşamıydı. Karım geriye kalan iki alternatiften birini giyinmek için yatak odasındaydı ki zil çaldı. Erkan elinde kocaman bir buket çiçek ile karşımdaydı. Ayakkabısını rahat çıkartabilmesi için çiçekleri alıp konsola koydum ve onu içeri aldım. İçerde birbirine karışmış yemek kokuları ile onlara göre çok daha baskın olan tarçınlı ayva tatlısının kokusunun etkisinde oturduğu koltukta ‘ burnuma çok güzel kokular geliyor ‘ dedi. ‘ Nilay üzerini giyiniyor çok olmadı geleli , Bende son dokunuşlardayım az bir işim kaldı. İstersen mutfağa da gelebilirsin sıkılmam dersen burada da oturabilirsin ‘ dedim. Oturduğu koltuktan kalkarken ‘ Mutfağa geleyim belki yardımım olur ‘ diyerek mutfağa doğru yürüdü.

Mutfağın kapısında beyaz mini etek üzerine siyah transparan saten gömlek ve içinde aynı renk sütyen , uçlarını kelebek bağlayarak göbeği görünecek şekilde göğüslerinin altına kadar çektiği gömleği ve file çorapları üstüne giyindiği topuklu ayakkabıları ile göründü. Çok orantılı yapılmış makyajını omuzlarına kadar dağınık bıraktığı saçları ile ‘ Erkan hoş geldin ‘ dedi. Erkanda benim gibi küçük dilini yutmuş olmalıydı. Ortamda oluşan sessizlik buna işaret ediyordu. ‘ nnnnaaaanı sikiyim senin sürtük. Senin içindeki fahişenin taa amına koyuyum bu ne hal ? ‘ dedim içimden. Ben karımın içindeki fahişe ruhuna içimden söverken Erkan ne yaptı da kendine geldi bilmiyorum ama ‘ Teşekkür ederim hoş buldum. Çiçekleri size getirdim. Yakınlarda bir vazo varsa suya koyalım onları ‘ dedi. İçimden bir şey olsa da karım götünü dönse birde arkadan görsem diye yaptığım dua kabul olmuştu ki karım vazo almak için arkasını döndüğünde Erkan da yaptığım duanın kabul olmasından dolayı karımın muhteşem götüne bakabiliyordu. ‘ Senin mutfak işlerinden anladığını bilmiyordum abi ‘ dedi konuyu değiştirmek ve dikkatimizi başka şeylere vermek zorunda olduğunu hissedercesine. ‘ Çok severim. Fırsat oldukça mutfağa girer yemek yaparım ve çok iyi yaptığımı söylerler. Umarım sen de seversin’ dedim. Makarnalar hazırdı, tavukların da kremayla buluşmasını sağlayıp kıvamını ve son dokunuşları da tamamladıktan sonra yemeklerimiz hazır oldu. Erkan’ın yardımıyla salondaki masaya kadar taşıdık ve masadaki yerlerimize oturmuştuk. Erkan masanın çok güzel eksiksiz olduğundan bahsederek tüm bu hazırlıklar için duyduğu mutluluğu ifade ediyor ve teşekkür ediyordu. Karım da çiçekler için teşekkür ediyor ne kadar nazik olduğundan bahsediyordu. Karım ‘ bana çok kötü bir sandalye ayırmışsınız. İster istemez buraya oturdum ama rahat servis yapmam için ve sürekli mutfağa gidip geleceğimden dolayı aslında senin ile yer değiştirsek te ben oraya otursam süper olacak ‘ dedi Erkan’a bakarak. Erkan da benim gibi olacaklardan habersiz ne yapacağını bilmez halde oturduğu yerden kalktı. Diğer sandalyeye oturması için karımın arkasından geçmesi gerekiyordu. Karım da güya ona yardım etmek için ayağa kalktı ve masaya yaslanarak onun arkasından geçmesini bekledi. Arkada duvar vardı Erkan sırtını duvara sıfıra sıfır yapıştırıp karımın arkasından geçmeye çalışıyordu ama temas etmeden geçme şansı yoktu. ‘ Ben şu taraftan mı dolaşsam ? ‘ dedi bana bakıp izin ister gibi. ‘ Bu tarafta sıkıntılı aslında. Yemekler içecekler falan var. Masayı mı biraz çeksek ‘ diyordum ki karım Erkan’nın sikine götünü dayaya dayaya geçti. Oturduğum yerden sikim kalkmıştı ilk dakikadan. Erkan utanmış ve elmacık kemiğinin etrafı kırmızı renge teslim olmuştu. İçindeki fahişenin seçtiği elbiseyi giymek için üzerine salatayı döken karımdan ne bekliyordum ki zaten. Yine aynı fahişe götünü sike dayayıp ona sürte sürte oradan geçmek istemiş. Bunun başka izahı olabilir mi ?

Sevgili Hikaye Severler : Sorumuzun cevabı ve gecenin devamı bir sonraki bölümde sizleri bekliyor olacak. Bir sonraki bölümde karımla oynadığım itiraf oyununu kaçırmamanızı şiddetle tavsiye ederim. Umarım keyif ile okuduğunuz bir hikaye olmuştur.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00353 515 73 20

Yorum yapın